A+
A-
Sevincini Bulmak
- Yazar: Mustafa Kutlu
- ISBN: 9789759959128
- Basım Yılı: 2018
- Dil: Türkçe
- Yayınevi: Dergah Yayınları
Mustafa Kutlu'nun 2018 için yazdığı hikaye kitabı. Kutlu bu kitabında kadınların gözünden dalmış hikaye dünyasına. Pek çok eserinde kıyısından köşesinden girdiği kadının dünyasına bu sefer ortasından girmiş diyebiliriz. Mesele kadın sorunu değil. Değinmelerinde kadınların sorununa el atsa da konu insanın sorunu. İçinde yaşadığımız dünya kadın ve erkeği aynı şekilde etkiliyor.
Hikaye'nin ana karakteri üniversite öğretim üyesi Suna. Suna'nın ve arkadaşlarının yaşadıkları şehirde pek çok kadının yaşayabileceği türden olaylar. Suna'nın hikayesi bir kaçış hikayesi olduğu kadar bir kendini bulma hikayesi. Suna, şehirden kaçıyor, kaçarken de kendi kimlik ve kişiliğini buluyor. Üniversite'de üzerinde çalıştığı Tanpınar gibi sükut suikastine uğruyor. En son yazdığı Tanpınar yazısına haksız eleştiriler alıyor, bölüm başkanı ile tartışıyor ve verdiği kararla üniversite'den ayrılıyor. Köye yerleşiyor. Köyde kendisine yeni bir hayat kuruyor.
Şehirden köye tersine göçün artık ciddi ciddi konuşulduğu, bununla ilgili belgesellerin yapıldığı bir bir zamanın şahitleriyiz. Şehirler artık kalabalıkları taşıyamayacak bir duruma geldi. Geçinmek de, geçinmek için sahip olduğunuz işe gidip gelmek de bir eziyet halini aldı. Her kurum, her kişi bu eziyetten payını aldı. Bunaltı, depresyon, anksiyete normal görülmeye başlandı. Eskiden psikologlara gidenlere anormal gözüyle bakılırken, şimdi gitmeyenlere bu yakıştırma yapılıyor neredeyse.
Suna'nın yaşadığı kaygı durumu onu kendi kimliğini ve kişiliğini bulmaya yöneltti. Onun hikayesi bir kaçış hikayesi değil. Kendini bulma ve gerçekleştirme hikayesi. Kutlu, kitabını yarım bıraktığını itiraf ediyor. Her konuyu da yazardan beklemek yazara büyük haksızlık. Biraz da Suna'nın durumuna okuyucu karar versin istiyor.
Hikaye'nin ana karakteri üniversite öğretim üyesi Suna. Suna'nın ve arkadaşlarının yaşadıkları şehirde pek çok kadının yaşayabileceği türden olaylar. Suna'nın hikayesi bir kaçış hikayesi olduğu kadar bir kendini bulma hikayesi. Suna, şehirden kaçıyor, kaçarken de kendi kimlik ve kişiliğini buluyor. Üniversite'de üzerinde çalıştığı Tanpınar gibi sükut suikastine uğruyor. En son yazdığı Tanpınar yazısına haksız eleştiriler alıyor, bölüm başkanı ile tartışıyor ve verdiği kararla üniversite'den ayrılıyor. Köye yerleşiyor. Köyde kendisine yeni bir hayat kuruyor.
Şehirden köye tersine göçün artık ciddi ciddi konuşulduğu, bununla ilgili belgesellerin yapıldığı bir bir zamanın şahitleriyiz. Şehirler artık kalabalıkları taşıyamayacak bir duruma geldi. Geçinmek de, geçinmek için sahip olduğunuz işe gidip gelmek de bir eziyet halini aldı. Her kurum, her kişi bu eziyetten payını aldı. Bunaltı, depresyon, anksiyete normal görülmeye başlandı. Eskiden psikologlara gidenlere anormal gözüyle bakılırken, şimdi gitmeyenlere bu yakıştırma yapılıyor neredeyse.
Suna'nın yaşadığı kaygı durumu onu kendi kimliğini ve kişiliğini bulmaya yöneltti. Onun hikayesi bir kaçış hikayesi değil. Kendini bulma ve gerçekleştirme hikayesi. Kutlu, kitabını yarım bıraktığını itiraf ediyor. Her konuyu da yazardan beklemek yazara büyük haksızlık. Biraz da Suna'nın durumuna okuyucu karar versin istiyor.